Sosyal Medya

Trakya Üniversitesinde Başörtü Yasağı

YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın üniversitede başörtüsüne izin veren açıklamalarının ardından çoğu üniversitede yasağın kaldırılmasına rağmen Trakya Üniversitesin de yasak hala sürüyor.

  YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın üniversitede başörtüsüne izin veren açıklamalarının ardından çoğu üniversitede yasağın kaldırılmasına rağmen Trakya Üniversitesin de yasak hala sürüyor. Öğrencilerin tüm çabalarına rağmen yasak kaldırılmıyor ve bir bildirge yayınlanıyor. Bildirge de;
"Fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuar ve Rektörlüğe bağlı tüm birimlere ayrılmış dershane, laboratuar, klinik, poliklinik, ameliyathane, kitaplıklar, araştırma ve uygulama merkezleri, bürolar, yurtlar, yemekhane, kantin, kafeterya ve koridorlarda, toplantı ve törenlerde, çağdaş kıyafetlerle bulunmak zorunda olduklarını, kız ve erkek ayrımı yapılmaksızın, bütün bu öğrencilerin anılan bu mekanlarla, başları açık, çağdaş kıyafet ve görünümde bulunmak zorundadır"
ifadelerine yer veriliyor. Bu durum karşısında mağdur olan başörtülü öğrencinin anlattıkları ise şöyle;
Trakya Üniversitesi, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğrencisiyim. Başörtüsü yasağının hala devam etmekte olduğu üniversitelerden birinde öğrenim hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. Yasak meşrulaştığı duyumundan ve YÖK Başkanının açıklamasından sonra başörtüsü serbestleşen üniversitelerin haberini alınca kendi üniversitemde de yasağın kalkmış olduğunu tahmin ederek bir kaç kere derslere başörtümle girdim. İlk deneyimim olan dersin hocası Yard.Doç.Dr. Figen ERTAN ile sınıfa gelmeden önce görüştüm ve başörtümle derse gireceğimi söyledim. Ezberlenmiş bahane olarak ellerine böyle bir yazının gelmediğinden ve bölüm başkanının herhangi bir açıklaması olmadığından bahsetti. Şartları zorlaştırdığımı düşündüğünü söyleyerek, bana bir karar alırken ilerisinde neler olabileceğini düşünmem gerektiğinin nasihatinde bulundu. Daha sonra ben dersine katıldım. Ders çıkışı numaramı alarak bölüm başkanının beni beklediğini söyledi. Akabinde Bölüm başkanı Prof.Dr. Ahmet ASAN’ın yanına gittim. Bölüm Başkanı benimle bu konularda fazla muhatap olmak istemediğini söyleyerek Fen Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ş.Erol OKAN beyle görüşmem için bir randevu talebinde bulundu. Ertesi gün dekan beyle görüşmek üzere yanına gittim. Dekan bey bana "Başörtüsü serbestliğinin yasal bir dayanağı olmadığını, ayrıca serbestliğine dair ellerine bir yazının ulaşmadığını" söyleyerek Yök başkanı Yusuf Ziya ÖZCAN'ın açıklamasını Başörtüsü serbestliği adına yetersiz bulduğunu dile getirdi. Kendisine Başörtüsünün yasak olduğuna dair bir yasa yahut belge göstermesini talep ettiğimde gülünç bir şekilde bana şuan yürürlükte olan personel yasasını gösterdi. öğrenci olduğumu söylediğimde ise bu yasanın öğrenciler için de uygulanabilir olduğunu öne sürdü.! Başörtümle derse devam edersem tutanak tutulacağını fakat öğrenciyle bu konularda karşı karşıya gelmek istemediklerini söyleyerek bana başörtüyle derslere giremezsin imasında bulundu. Bir sonuca varamadan yanından ayrıldım. Tekrar derslerime devam ettim ve herhangi bir uyarıya maruz kalmadım. 6 Nisan çarşamba günü 15.30da Histoloji dersi vize sınavı için sınav salonuna gittim. İsmim okunduğunda gözetmen öğretim üyeleri tarafından bana ayrılan sırama oturdum. Başörtülü olduğum için sınava dahil olamayacağıma dair herhangi bir uyarıya maruz kalmadım. Daha sonra dersin hocası Prof. Dr. Tülin AKTAÇ sınav kağıtlarını dağıtmak üzere sınıfımıza geldi. Gözetmen hocalar sınav kağıtlarını dağıtırken kendisi beni gördüğü için şaşırmış şekilde gözetmen hocalardan birine "bunu neden uyarmadınız?" diye sordu. Bana herhangi bir şey söylemeden sınavda olduğuma dair imza attığım kağıttan ismimi ve numaramı aldı ve bunu belli etmek için benim duyabileceğim sesle numaramı söyledi. Dersin diğer hocaları ve gözetmenler tarafından sürekli bakışlara maruz bırakıldım. Moralim alt üst oldu ve bunun verdiği psikolojik etkiyle sınavım kötü geçti. Her an bir ihtar alır mıyım uyarılır mıyım düşüncesiyle beraber sınav sorularına odaklanmaya çalışıyordum. Bir öğrenciyi bu etkilere maruz bıraktıkları ve öğretim üyelerine yakışmayacak davranışlarda bulundukları için hocalarımı teker teker kınıyorum.
(Dikkatinizi çekiyoruz “çağdaş kıyafet” başörtüsüyle çağdaş olunmazmış gibi çağdaşlık sadece bedeni açmakmış gibi… Hatırlatırız İTÜ Rektörü Enver Durana M. Akif’in dizelerini;
Medeniyet dediğin açmaksa bedeni desene hayvanlar bizden daha medeni…
Bildirge başlı başına tartışılır yazılmış.) Trakya üniversitesinde ki ablalarımız bugün basın açıklaması yaptılar Destek için İstanbul dan bazı arkadaşlar onların yanındaydı yananlarında da olacak olacağız. Sesimiz duyulan başörtülü o üniversiteye girilene kadar. Destek veren verecek olan herkese teşekkürler. Üstadın sözleriyle bitirelim;
Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

Yazar Hakkında

SS Haber Merkezi

SS Haber Merkezi sosyal medya, teknoloji ,internet ve bilişim dünyasını ilgilendiren haber ve konuları araştırarak sosyalsosyal.com ziyaretçilerine ulaştırır.

  • http://www.facebook.com/profile.php?id=541289112 Güven Demirel

    Yazanın eline sağlık