Pazarlama

Teknoparklara Neden İhtiyaç Duyuyoruz ?

teknolojivebilim_134004629951


Dünya düzleşti mi yoksa hala yuvarlak mı? Bizler değişime hazır mıyız yoksa değişim bizim için sürpriz mi? Dünya artık ne eskisi gibi yuvarlak ne de eskisi gibi ağır. Aslına bakarsanız dünya uzun zaman önce düzleşti . Bu yatay dinamizm teknoloji ile birlikte hız kazandıkça güçlenen bilgi oldu. Bilgi ise değişimi hızlandırdı. Peki kimler bir sonraki değişikliğe hazır ? Bireyler olarak değişime ayak uydurmak , hatta değişimin kendisi olmak konusunda kimler fikir sahibi ?

Değişim doğal bir süreçtir ve engellenemez, çünkü değişim zorunludur ve gereklidir. Esasen zordur değişim ; hem yaşayanlar için hem de yönetmek zorunda olanlar için. Değişimle bir sürpriz gibi yüzyüze kalanlar için ise daha zordur. Bugün artık üretim değil bilgi ve teknoloji çağındayız, yarın ne olacağını kestirmek için ise bilgiyi kullanmak şart . Eskisinden daha hızlı ve daha çok bilgiyi teknoloji ile üretebilen dümdüz bir dünyada yaşıyoruz. Değişim bu hızlı ve dinamik dünyada artık yeni değil, aşina olduğumuz bir süreç .

Değişimi yönetmek ve yenilenmek bu yüzyılın en önemli var olma stratejisi, sadece işletmeler için değil bireyler olarak bizler içinde. Değişim ile birlikte gelen ise yenilik. Yoksa yenilik ile birlikte gelen mi değişim? Hangisinin hangisini tetiklediği üzerine net bir fikir üretmek yerine; değişimin ya da yeniliğin sorunlara çözüm ararken tetiklendiğini düşünüyorum. Çözülmesi gereken soruna çare ararken aniden önümüze çıkan o çok basit çözüm yeniliği getirir, yenilik ise değişimi tetikler.

Bazende çözüm sadece değişmektir. Aslında çıkış noktası sorunlarımız, çözüm arayışlarımız ve cevaplarımız iken bu sürece özetle inovasyon deniyor . İnovasyon sanıldığı kadar zor ve komplike değildir. Cevap orada her zaman hazırdır ve gözümüzün önündedir. Ancak birinin düşünüp, onu bulup çıkarmasını bekler. Zor olan sonrasıdır. İnovasyonu devamlı kılmak ve inovasyon neticesinde ortaya çıkan sonucu kullanılabilir hale getirmek zor olan kısımdır.

Yenilik inovasyondur, değişim inovasyondur. Bazen benzersizdir, bazen ise baktığımız halde görmediğimiz için şaşırtıcıdır. İnovasyon bilgi , merak, öğrenme isteği, disiplin ve çokça da hayal gücü ile ortaya çıkar . İnovasyon kurumların ve toplumların kurumsal hafıza ile biriktirmesi gereken ortak bir bilinçtir. Ve bana sorarsanız bu ortak bilincin oluşturulacağı ve korunacağı yer en başta eğitim kurumlarıdır. Ama eğitim ile başlayan bu süreç ticari olarakta başarıya ihtiyaç duyar.

İşte o zaman ihtiyaç olunan şüphesiz Teknopark ve benzeri oluşumlardır. Teknoparklardan ne beklenmeli ; aynı motivasyona sahip, yenilikçi ve özgün ürün geliştirmek isteyen ticari işletmeleri biraraya getirmesi mi, yoksa faaliyetleri mi denetlemesi ? Teknoparklarda çalışan firmaların bilgiye , donanımlı insan kaynağına, nitelikli teçhizat ve donanıma ihtiyaçları var. Bu noktada teknopark yönetimlerine büyük sorumluluk düşüyor. Diğer taraftan bu firmaların nitelikli finansal desteğe olan ihtiyaçlarını da unutmamak gerek.

Türkiye’de son 10 yıl içerisinde sayıları hızla artan Teknoparklar sınırsız ve üstün olanakları nedeni ile değil ama sağladıkları diğer avantajlar nedeni ile tercih ediliyorlar. Teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların bir kısmı gerçekten ar-ge faaliyeti içerisinde sonucu inovasyon ve yenilik olan ürünler geliştirebiliyor. Ama bazı diğerleri için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Ar-ge den ziyade ür-ge diyebileceğimiz faaliyetlerin sayısı şimdilik daha fazla. Ama bu hep böyle mi olacak derseniz cevabım hayır olur. Çok başarılı örnekler var ki, bunların önemli bir kısmı sadece ulusal değil uluslararası patent koruması kapsamındalar. Ve bu örnekler çoğaldıkça ür-ge den ar-ge ye doğru geçişin hızlanacağını bekliyorum.

Önemli olan finansal açıdan son derece hassas olan ar-ge ve benzeri yenilikçi faaliyetlerin gerekli desteği alabilmeleri. Zaman geçtikçe, ar-ge faaliyetleri çoğaldıkça gerekli ayıklama kendiliğinden kimsenin zorlamasına gerek kalmadan oluşacaktır. Bugün yapılması gereken kılı kırk yarmadan inovasyonu strateji olarak benimseyecek potansiyele sahip firmaları teknoparklara ısındırmak, inovasyonu onlar için cazip hale getirmek.

Yazar Hakkında

Aslıhan Kaya

Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdikten sonra cok uzun yıllar bankacılık yaptı. Ama bir teknoloji ve matematik sevdalısı olduğu için iphone kullanmayı öğrenmek ve toplama-çıkarma işlemlerini hatasız yapabilmek için ileri seviye matematiksel modellemeler yapan ve yeni teknolojiler geliştiren bir firmanın kuruluşundan bu yana aynı firmada yöneticilik yapmaktadır.
@aslhnky via twitter