Sosyal Medya

Sosyal Harakiri

Facebook’ta arkadaş sayını arttırmayı, komik videolar izleyip, paylaşmayı, marka sayfalarını beğenip, o sayfalarda oyun oynayıp, yarışmalara katılmayı, arkadaşlarının paylaştıkları fotoğraflar altına yorumlar yapmayı, senin gibi olmayanlara küfürler etmeyi sosyalleşme sandın sen !

Gerçek hayatta kullandığımız maskeler artık sosyal ağlara taşınmışken, Facebook duvarımıza yazdığımız afili cümleler, sık değişen profil fotoğrafları, oluşturulan mutlu fotoğraf albümleri , başkasının güzeli yaratıcı, ilginç, marjinal komik fotoğraf, videolar, yazılar... Kendini saklamak için kendi ellerimizde bilinçli bir şekilde yaratmaya çalıştığımız sen olmayan SEN ! Arkadaş sayın arttıkça daha da zorlasan kendini gizleme, farklı gösterme cabası içinde gerçek seni kaybettin. Facebook'ta arkadaş sayını arttırmayı, komik videolar izleyip, paylaşmayı, marka sayfalarını beğenip, o sayfalarda oyun oynayıp, yarışmalara katılmayı, arkadaşlarının paylaştıkları fotoğraflar altına yorumlar yapmayı, senin gibi olmayanlara küfürler etmeyi sosyalleşme sandın sen ! Birbirinden uzaklaşmaya çalışırken ben farklıyım derken, gittikçe birbirine benzeyen Facebook insanlarında biri de sen oldun. Fotoğraf çektirirken bile, Facebook profil fotoğrafım olmalı diye aklından geçirdin, normalde hiç beğenmediğin markayı Facebook'ta farklılaştırmaya çalıştığın profiline uygun olduğu için sayfasını “like” ettin. Durum güncellemelerini paylaşırken bile daha havalı durduğu için İngilizce yazmayı tercih ettin. 140 kelimeye hiç sığdırmaya çalışmadığın kızgınlıkların, dertlerin, mutlulukların, düşüncelerin, bunları paylaştığın tanıdığın bildiğin, güvendiğin arkadaşların vardı senin. Arkadaşlarınla sabahlara kadar telefonda, karşılıklı sohbet ettiğin kendini ifade ettiğin o günlerde vardı! Şimdi hiç tanımadığın insanlara 140 karakterde kendini, yaşadıklarını anlatmaya çalışma cabası içinde kendinden uzaklaşırken seni takip etmiyor diye arkadaşlarına karsı oluşan kızgınlıkların, sitemlerin var! Kendi var oluşunu, mutluluğunu seni takip eden insan sayısına bağladın, şimdiki mutsuzluğun bundan! Şimdi artık nerde olduğunu ne yediğini kiminle birlikte bunları yaptığını yazıyor, bildiriyor, fotoğraflarını çekiyor, paylaşıyor görgüsüzleşiyorsun! Olduğun yerin "major'ü olmak için sevmediğin yemekleri yemeye, çevrendeki insanların anlamsız geyiklerine katlandın. Marjinal olma görünme cabası içerisinde yarışıp, yeni açılan sosyal ağlarda profiller açarken ve birden fazla seni içerik olarak beslemeye çalışırken kendinde uzaklaştığını fark etmeyecek kadar yabancılaştın kendinden! Facebook'ta kendinden kaçmaya çalışan, kaç kimliğin var? Twitter’da 140 karakter içinde kendi kelimelerinden uzun oldukları için, vaz geçerken, kaç karaktere büründün ? Sosyal ağlarda yarattığın artık seni yöneten, kontrolünün dışına çıkan "senmiş" gibi yapan fake profillerine “HARAKİRİ” yapma zamanın geldi!

Yazar Hakkında

Özgür Fidan

Akademi İstanbul -Reklamcılık, Anadolu Üniversitesi- Halkla İlişkiler, Anadolu Üniversitesi- İşletme okullarından mezun olmuştur. İş kariyerine Cen Ajans/GREY de Müşteri Temsilcisi Asistanı olarak başlamış. Sırasıyla Kurbağa Medya Tasarım, Biyer Art Stüdio, Dreambox, 41?29!, Origin EMC 'de Satış Yöneticiliği, Müşteri İlişkileri Yönetmenliği, Digital Signate Proje Yöneticisi, Digital Proje Yöneticisi olarak görev almıştır. Alafortanfoni de Proje Yöneticisi olarak olarak çalışma hayatına devam etmektedir.