Sosyal Medya

“Kodak Anı” Anı Oldu

Doğru stratejiler kurmak anı yakalamak için ne kadar önemli ise gösterge ölçüsü olarak kabul ettiğimiz referanslarda o kadar önemlidir. Günümüzün hızla değişen ve yenilenen teknolojilerine bizler tüketici sıfatımız ile uyum sağlamaya zorlanırken firmalardan beklenen adaptasyon ise daha da zor

Doğru stratejiler kurmak anı yakalamak için ne kadar önemli ise gösterge ölçüsü olarak kabul ettiğimiz referanslarda o kadar önemlidir. Günümüzün hızla değişen ve yenilenen teknolojilerine bizler tüketici sıfatımız ile uyum sağlamaya zorlanırken firmalardan beklenen adaptasyon ise daha da zor. Bunun en son ve üzücü örneği ise Kodak firmasının çöküşü oldu. Kodak’ın meşhur sloganını hatırlatmadan geçemeyeceğim, “ anı yakala”, ama maalesef  Kodak anı yakalayamadı.  Anı yakalayamayan Kodak 2000 lere girdiğimizde çağı çoktan kaçırmıştı. Bugün ise Kodak’ın değişimi kavrayamadığı için çağa ayak uyduramadığını konuşuyoruz. Nedeni ise çok basit. Yanlış referanslara dayandırılan hatalı stratejiler. Bugünden 20 yıl öncesine gittiğimizde henüz internet çok yeni iken pek çok eve şahsi bilgisayarlar daha yeni yeni girmekteydi. Ve ne ilginçtir o günlerde hiç kimsenin aklına fotoğraf makinasını ileride birgün telefon olarak kullanacağı gelmiyordu. O günlerden bugünlere yıllar geçti ve bugün geldiğimiz noktada fotoğraf makinamızı değil ama telefonlarımızı her şey için kullanmaktayız. Artık telefonlarımıza cep telefonu deyip geçemediğimiz günlerdeyiz. Telefonlarımız hem akıllı hem de çalışkan. Üstelikte mobil teknolojiler öylesine ileri seviyedeki bazen bir şarkı mırıldanıp ne olduğunu sorarken, bazen de bir resmi gösterip kim olduğunu öğreniyoruz. Kodak ise  bu resmin bir karesinde öylece dondu kaldı, ilerleyemedi. Aslında Kodak’ın hatası gelişmelere ayak uyduramamak değildi. Herkesin bildiğini onlar çok önceden biliyorlardı, ve hazırlıklarınıda  herkesten önce bitirmişlerdi. Evet, 92 yılında dijital kamera teknolojileri hazırdı ama en verimli günlerini yaşayan  “filmli kamera”  işine sekte vurmamak için dijital kamerayı saklamaya karar verdiler. Bazen innovasyon için erken olabilir, o zaman ürünü daha geç bir tarihte ortaya çıkarmaya karar verebilirsiniz. Bunun en güzel örneği ise patent aldıktan sonra 10 yıl bekleyen Dyson dır. Ama bu çoğunlukla henüz talebin var olmadığı bir sektörde, yahutta tanınmayan bir firma olduğunuzda benimseyebileceğiniz bir stratejidir. Oysa Kodak gibi güçlü ve öncü firmaların innovasyonda tereddüt yaşamamaları gerekir. Hele ki Kodak gibi bir firmanın hiç tereddütü olmamalıydı. Neden der iseniz Kodak markası var olduğu tüm zamanlarda yenilikçi kimliği ile ön plana çıkmış bir markadır. Ve tüm bu dönemlerde tüketicinin Kodak’a olan güveni  markanın piyasaya sürdüğü tüm yeni ürünlerin tüketici tarafından benimsenmesine neden olmuştur. 100 yıldan uzun bir geçmişi olan firma yarattığı güven ile tüm yeni ürünlerini kolaylıka benimsetebilmiştir. Oysa 1990 ların başında yaşadıkları, kurum kültürlerine hiçde uymayan bu tereddüt ve kendi ürünümüzü kendi kendimize yok etmeyelim korkusu firma için sonun başlangıcı oldu. Aslında sonun kendisi olmayan bu başlangıç piyasaya giren cep telefonu markaları Nokia, Sony vb. lerinin digital kameraları telefonların içine gömmeye başlaması ile hızlandı. Kodak ne yapabilirdi?  Çok ezberden bir cevap ama acele edip bir an evvel cep telefonu üretebilirdi. Yapmayı tercih etmediği noktada ileriyi daha iyi okumalıydı. İnovasyona bu kadar yatkın yapılarda elbette hayalleri herkesi aşan ekipler mevcuttur.O yıllarda İnternet, cep telefonları ve bilişimin hızlandığı noktada  Apple kadar yaratıcı olmaları beklenecek firmalardan bir taneside Kodak idi. Google’ı örnek alıp , Facebook, Twitter vb. lerinin ilk çıkışı ile birlikte internette Kodak’ın izini bırakabilirlerdi. İnstagram yahutta flickr gibi bir uygulama Kodak gibi imkanları olan bir firma için hiçde zor bir çaba değil. Eğer ki kameralarına wireless teknolojiyi herkesten önce uyarlayabilselerdi belkide bugün Kodak tabletlerini Samsung tabletler yerine konuşuyor olabilirdik.

Yazar Hakkında

Aslıhan Kaya

Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdikten sonra cok uzun yıllar bankacılık yaptı. Ama bir teknoloji ve matematik sevdalısı olduğu için iphone kullanmayı öğrenmek ve toplama-çıkarma işlemlerini hatasız yapabilmek için ileri seviye matematiksel modellemeler yapan ve yeni teknolojiler geliştiren bir firmanın kuruluşundan bu yana aynı firmada yöneticilik yapmaktadır.
@aslhnky via twitter