Sosyal Medya

İşe Alım ve Sosyal Medya

Eskiden bir işe başvurmak için aile büyüklerinden destek ister, tanıdıklarımızı devreye sokar ve hatırlı tanıdıklarla ilerlerdik ve bizim annelerimiz babalarımız girdikleri işlerden emekli olana kadar çalışırlar ve emeklilikle beraber rahata ererlerdi. Ancak zamanla bu durum değişti, tanıdıklarla iş aramaktan, fakslar çekerek şirketlerin ilgili kişilerine ulaşmaya başlandı daha sonra ise e-mailler atılmaya başlandı. Artık sadece e-mail atmak bile yeterli değil. Artık sosyal medya bizim elimiz gözümüz kulağımız çünkü asıl işler orada dönüyor.

Günümüz gerçekleriniz göz önüne alırsak sosyal medya artık göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçek. Bir çok şirket adayla görüşmeden önce, görüştükten sonra ve referans kontrolleri yapmadan önce mutlaka sosyal medyadan adayı araştırıyor.

Ancak sosyal medya ile ilgili olarak yaşayabileceğiniz pek çok sıkıntıda olabiliyor. Adaylarla ilgili karşılaşabileceğiniz tüm bilgiler her zaman doğru olmayabiliyor. Yaş, ırk, din, medeni durum, engellilik vb gibi pek çok konuda, sosyal medyadan bulduğunuz bilgilerin işe alım kararınızı %100 etkilememesi gerektiğini bilmenizde fayda var. Aynı zamanda internet ve sosyal medya üzerinden yapacak olduğunuz işe alımlarda kanunları da çok iyi bilmeniz gerekiyor. Ayrımcılık ile ilgili ciddi kanunlar var.

Adayların sadece kendileri ile ilgili bilgilerin dışında bir de, sahip oldukları alışkanlıklar, arkadaş çevreleriyle kurdukları diyaloglar, paylaştıkları resimler ve kişilerin geçmişe paylaştıkları ve sildikleri veriler ve konularla ilgili yaptıkları yorumlar da İnsan Kaynakları profesyonelleri için ciddi bir gösterge oluyor.

Sosyal Medyanın sadece bir eğlence aracı olarak görüldüğü ve kullanıldığı dönem artık sona erdi. Hepimizin sosyal medyada sergilediğimiz davranışlarımız bir yerlerde kayıt ediliyor ve bir gün karşımıza kritik bir unsur olarak çıkabiliyor. Bundan birkaç ay önce Mashable’ın Amerika’da yaptığı bir araştırma, işe alım uzmanlarının %90’dan fazlasının adayları sosyal ağlarda incelediğini ortaya koymuş. En çok takip edilen sosyal ağ Facebook, onu sırasıyla Twitter ve Linked-in izliyor. Uzmanların %47’si bir başvuruyu aldıktan sonra sosyal medya incelemesi yaptığını belirtirken, %27’si ilk tanışmadan sonra baktığını belirtmiş. Bu nedenle aşağıdaki ana başlıklarda paylaştıklarımıza dikkat etmemizde ve özen göstermemizde fayda var.

Facebook

İnsanların hayatları hakkında belki de en çok bilgiyi alabileceğiniz yer Facebook’tur. Dünyadaki internet kullanıcılarının %85’inde Facebook hesabı mevcut. Sosyal ağlarda geçirilen her 4 dakikadan 3’ü Facebook’ta geçiriliyor, bu da hepimizin hayatındaki yeri ve önemi hakkında çok çarpıcı bilgiler veriyor. Eğer potansiyel bir aday var ise, bu adayın Facebook hesabı ya da hesaplarında mutlaka bir gözden geçirme yapılır. Ben bir İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak, kişinin fotoğraflarından önce duvarında neler yazdığına ve diğer arkadaşlarıyla ortak yazışmalarına bakarım. Fotoğraflar 2. derecede gelmektedir. Arkadaşları arasındaki durumu, yeri ve neler yazıştığı, eğer ortak tanıdıklarımız var ise onlarla olan ilişkisi oldukça önemli olabilir. Aday gruplara üye mi, daha önce ne tür yorumlar yazmış. Tabii ki bunları inceledikten sonra fotoğraflarına bakarak, aday hakkında detaylı olmayan ama ilk etapta fikir verecek bilgilere ulaşmayı denerim. Facebook sosyal amaçlar için kullanılan bir ortam, burada sizi ifade edecek fotoğrafları dikkatli seçmenizde ve arkadaşlarınızın tamamının bu fotoğrafları görmesine izin vermemenizde fayda var. Facebook çok özel bir ortam, hiç tanımadığınız insanların sizinle orada arkadaş olmasını tercih etmeyin.

Twitter

Twitter’da artık Facebook gibi dünya çağında yayılan ve günden güne üye sayısının arttığı bir sosyal ağ haline geldi. Twitter hesabınızda da yazıklarınıza dikkat etmenizde fayda var. Burada yapmanız gereken çok önemli birkaç nokta var. Öncelikle, eğer bir Twitter hesabınız var ise, sizin mesleğiniz ya da sektörünüz ile ilgili kişileri izlemenizde fayda var. Bu kişiler nelerden bahsediyor, neleri retweet ediyor, hangi konularda tweet atıyorlar. Bağlantılarınızı kendi içlerinde gruplara ayırmanızda fayda var. Bir tweet atarken hangi gruplara atacaksınız bunu belirleyerek ilerlemenizde fayda var. Tweetdeck ve Seesmic gibi Twitter aplikasyonlarını kullanarak sınıflandırmalarınızı yaparken hayatınızı kolaylaştırabilirsiniz. İşe alımcılar ve beyin avcısı şirketler, Twitter’ı uygun işe uygun kişiyi bulabilmek amacıyla çok sık kullanıyorlar, eğer sizde bu amaç için Twitter’da bulunuyorsanız bu şirketleri takibe almanızda fayda var. Twitter’da sadece retweet yapıyor olmanız, sadece link yayınlıyor olmanız, arkadaşlarınızla oradan her türlü sohbeti yapıyor olmanız, 24 saat ne yaptığınızla ilgili bilgi veriyor olmanız, ilgili ilgisiz tüm fotoğraflarınızı oradan paylaşıyor olmanızda hoş karşılanmıyor. Adayların kimleri takip ettiği, saygın yazarları, iş dünyası liderleri, alanında başarılı kişiler, önemli kaynakları ve faydalı kanalları takip edip etmediğine bakılıyor bunu sakın unutmayın. Twitter işe alım için oldukça kullanışlı ve kişiyle ilgili olarak çok güzel bilgilerin verildiği bir alan.

Linked-in

Linked-in dünyadaki sosyal ağlar içinde en profesyonel olanı ve ne yazık ki pek çoğumuz hala Linked-in’i doğru kullanamıyoruz. Bir çok kişi bu sitenin farkında değil ve bir account sahibi değil. Account sahibi olan bir çok kişinin de bilgileri update olmayabiliyor. Linked-in de bir özgeçmişinizin olması yeterli değil, sizin mesleğinize uygun olan gruplara üye olmak, güncel bilgileri ve gelişmeleri takip etmek, eğer bir tartışma platformu var ise burada fikirlerinizi doğru bir şekilde beyan etmek gerekiyor. Burada kaç tane bağlantınız olduğu ilk bakılan nokta değil. Linked-in de tanıdık tanımadık herkesle bağlantı kurmaktansa, gerçekten sizinle alakalı olacak kişilerle bağlantıda olmanızda fayda var. Linked-in’de yazdığınız ve yayınladığınız özgeçmişinizin, Word dosyasındaki özgeçmişinizle aynı olması beklenmiyor sizden, sizin için sizi ifade eden kısa ve net cümlelerle kendinizi anlatmanızda fayda var. Benim gördüğüm kadarıyla Linked-in de şuanda en ciddi sıkıntı bir unvan karmaşasının yaşanıyor olması. Herkes kendi kafasına göre ve bazen hiç anlaşılmayacak unvanlarla kendini konumlandırabiliyor. Bu konumlandırma da bir İnsan Kaynaklarcı için, kişinin organizasyonun neresinde olduğunu anlamakta zorluk yaratıyor. Orada yayınlayacağınız iş unvanınızın herkes tarafından anlaşılır olmasına dikkat etmelisiniz.

Google

Eskiden bir cv hazırlardınız ve bir yere gönderirdiniz, sizin cv’nizi alan ve beğenmeyen kişiler eğer cv’nizi rafa kaldırdıkları an itibariyle sizinle ilgili bilgiler de çoğunlukla rafa kalkmış oluyordu ancak artık öyle değil. Google üzerinde adınızı yazdığınızda sizinle ilgili olarak çıkan herhangi bir bilgiyi sildirmeniz ya da o bilgi üzerinde kontrol kurabilmeniz çok güç. Adınız yazıldığında sizinle ilgili olarak ilk çıkan linke bakan bir İnsan Kaynakları profesyoneli sizinle ilgili olarak istemeden de olsa bir karara varmış olabiliyor.

Genel bir özetleme yapmak gerekirse, sosyal medya asla saldırgan olmayın. İçinde bulunduğunuz ve sizin geleceğinizi etkileyecek durumlar ve ortamlar hakkında saldırgan mesajlar vermeyin, dünya çok küçük kimin yarın ne zaman nerede karşınıza çıkacağı gerçekten çok önemli. Tarzınızı seçin, iş – özel yaşam dengesini sosyal ağlarda da doğru kurmayı unutmayın. Eğer bir şirkette yönetici iseniz, sosyal ağlarda sizi takip eden insanların, sizin hakkınızdaki düşüncelerinizi değiştirmesini bizzat siz sağlamayın. Özellikle Liderlik pozisyonlarında birileri için işe alım yapılırken, internet kanalları hiç olmadığı kadar çok kullanılıyor bunları unutmamanızda fayda var.

Bir sonraki yazımda sizlere Klout puanı nedir ve işe alım da Klout puanının önemi ve etkisi nedir ondan bahsediyor olacağım.

Yazar Hakkında

Nilay Karagülmez

Marmara Üniversitesi Arşivcilik bölümü mezunudur. Özel bir şirkette İnsan Kaynakları Direktörü olarak çalışmaktadır. Bilgi Üniversitesi'nde dersler vermektedir. Aynı zamanda www.tabletseminerler.com ‘da aktif olarak eğitimler vermektedir.
Bulletin Debate adinda kisisel gelisim ve liderlik mailleri yolladigi bir grubu bulunmaktadir.

  • Orhan TOPCU

    Sosyal Medya nin IK tarafindan kullanilmasi, aslinda dinamitin yada atomu parcalamanin farkli maksatlarla kullanildigi durumlara benzetilebilir. Bariscil maksatlar ile icat edilen bu buluslar maalesef yine bizler tarafindan daha sonralari olumcul silahlar haline donusturulmus ve acimasizca kullanilmistir. Facebook, twitter linkedin gibi pekcok oncu ve lider sosyal medya agi maalesef bugun kullanim sinirlarini asmis ve ethic degerlerin en asagilara kadar cekildigi alanlar haline gelmistir. Burada yapilacak on arastirmalar ve tarafsiz icelemeler sirf bu sebeplerden maalesef YANILTICI ve EKSIK olacaktir. Ornek vermek gerekirse, zaman zaman sadece belirli konulara odaklanarak calismalarimizi yapmaktayiz. O donemlerde eger sahsen benim twt hesabimdaki hareketlilige bakarsaniz, karsiniza cok farkli bir profil cikacaktir. Yine gecenlerde bir yabanci kaynakli ve ucuz ceviri bir makalede facebook hesabi olmayanlarin ise alinmadigini, hatta psikolojik olrak sorunlu insanlar olabilecegini yazdilar. bence bu kadar dar kapsamli bakislar ve sig arastirmalar sadece IK degil tum birimleri yanlis yonlendirir. O yuzden sosyal medya ana arac degil sadece destekliyici unsur olarak kullanilirsa BELKI yardimci olabilir. Onun disinda fazlaca bir katkisinin olabilecegini dusunmuyorum