Sosyal Medya

Girişimin Özü Girişmekse Eğer Fazla Bekletme

marathon yellow


Girişimin özü girişmekse eğer fazla da bekletmemek gerektiğine inanıyorum. Ama uyguluyor musun derseniz cevabım çok net bir hayır olur. Her zaman düşüncelerimin bir adım gerisinde durmayı tercih ederim. Önce düşünürüm sonra bir adım geri giderim. Düşündüğümü yeniden düşünürüm. Çoğu zaman kendimi acımasızca eleştirirken buluyorum. Hatta kendi kendimle dalga geçmeyi meslek edindim. Bugün gene bir adım geriye gidip düşündüğüm günlerden bir tanesi. Ve yeniden düşündüğümde farkettiğim tek şey, aslında içinde bulunduğum ve başarılı olduğunu düşündüğüm her bir girişimin başarısız olanlardan daha başarısız olduğu.

Son 6 yıldır bizzat içine girdiğim bütün yeni fikirlerin ve bunlardan girişime dönüşebilenlerin bir kısmında epeyce bir hayal kırıklığım birikmiş. Böyle düşünmem sizlere farklı gelebilir ama inanın kendimce mantıklı sebeplerim var. Ben çoğunlukla hatalarından öğrenen ve beslenen bir insanım. Buradan doğrulamanız gereken risk almaktan kaçınmadığım, yeniliklerden ya da yenilenmekten korkmadığım olmalı.  Ölçebildiğim riskler diyeceğim ama hangi risk ölçülebilir ki? Risk bilmediklerimiz, belirsiz olanlar değil mi? Öyleyse bilinmeyenin ölçülebilir olması nasıl bir durumdur diye iyice bir analiz etmek gerekir.

Düşünüyorum öyleyse varım diyerek devam etmek istiyorum. Neden, çünkü  düşünüyorum ve ileriyi tahmin etmeye çalışıyorum, olasılıklar üzerinde duruyorum.Hep ölçün, ölçümleyin, ve tahminler üretin diyorum ya ,bugün bunun yöntemlerinden bahsedeceğim. Biliyorsunuz değil mi aslında en büyük manipülasyon istatistik bilimidir. Ve maalesef ölçmek hem matematik hem de istatistik işidir. Tabi endeksler yaratın, modeller kurun demiyorum ama rakamlarla iyi anlaşmanız şart. Rakamları sevmezseniz onlarda sizi sevmezler bilesiniz. Rakamları sevin ki onları lehte ya da aleyhte istediğiniz gibi kullanabilesiniz. O yüzden az çok istatistikten anlamak gerekir ki manipüle ediliyor musunuz edilmiyor musunuz çözebilesiniz. Bakın bu gerçekten önemli, yoksa başa çıkamazsınız. Dahası neyi , ne zaman , nasıl ve neden ölçmeniz gerektiğini  iyi biliyor olmalısınız. Bunu da ancak rakamlarla arkadaş olabilirseniz başarabilirsiniz. Yoksa işiniz bitik, önünüze konan her rapora , her analize inanmak zorunda kalırsınız. Daha sorgulamaya bile başlayamadan sizi manipüle etmeye başlarlar.

Ciddiyim, bu sıklıkla böyledir. Kurumsal firmalarda tecrübesi olanlar bilir, departmanlar arası ciddi çekişme vardır. Özellikle de işler ters gittiğinde herkes suçu birbirine atmaya çalışır. Satış pazarlamayı suçlar doğru tanıtım yapamadılar, üretimi suçlar defolu mal ürettiler diye. Pazarlama satışı suçlar satamadılar, yeterince müşteriye gitmediler der. Üretim hem satışı hem pazarlamayı suçlar ve nihayet finansman hepsini suçlar ; çok para harcadılar der işin içinden çıkarlar. Nasreddin Hoca misali herkes haklıdır. Öyle mi ? Hayır değil tabi ki . Aslında herkes haksızdır. Çünkü ticaret ve firma yürütmek ekip işidir. Bu nedenle planlama  ve metodik çalışma işletmenin boyu her ne olur ise olsun önemlidir.

Peki bir kobi ya da girişimci iseniz ve sınırlarınız belli ise belirli faydaları ya da tam tersi zararları ölçmenin yolu nedir? Öncelikleriniz neler olmalıdır ? Planlama ve ihtiyaç analizi yapmalısınız tabi ki. Neyi ölçmek istiyorsunuz önce buna karar verin. Amacınızı mı yoksa araçlarınızı mı ölçmek istiyorsunuz. Sonra farklı ölçme metodları arasından bazılarını seçmeli ve bunları ne sıklıkla kullanmanız gerektiğine karar vermelisiniz. Dahası üzerinde durmanız gereken, rakamları nasıl okumalı ve analiz etmeliyiz kısmı olmalıdır. Nihayetinde esas yapmanız gereken bu rakkam ve analizlerden daha ileriye nasıl gidebilirsiniz çokça da bunun üzerinde düşünmeniz gerekir.

Daha ileriye gitmekten kastım; mevcut ölçümlerde elde ettiğiniz verinin sadece güncel bilgi olduğudur. Bu bilgi ile güncel durum hakkında fikir sahibi olursunuz ve kısa vadeli planlarınızı buna göre yapabilirsiniz. Ancak bu bilgiye dayanarak stratejiler oluşturabilmeniz için geleceğe dair olasıklıklar üzerinde çalışmanız gerekir. Stratejiler ise hatalar üzerine odaklanmalıdır. Farklı bir bakış açısı ile hatalar riskleri doğurur. O zaman karşılaşabileceğiniz aksaklıklar, hatalar ya da gerçekleşmesini istemeyeceğiniz durumlar nedir bunlar üzerine kafa yorun derim. Böylelikle risk haritanızı çıkarmış olursunuz. Ve daha da ileriye gidersek kesinliği %100 olmasa bile %50’ye yakın tahminler ve bunların üzerine fikir cimnastiği yaparak risklerinizi ölçmüş olursunuz.

Riskler almak içindir. Hiç risk almadan ilerlemek bana kalır ise mümkün değil. Önemli olan bu riskleri ve sonuçlarını az çok görebiliyor olmak. Ve tabi ki hazırlıklı olmak.  Hazırlıklı yakalandığınızda risk zaten risk olmaktan çıkacaktır. Ama birde hiç aklınıza gelmeyen, tamamen  kontrolünüz dışında olanlar var ki onlar için ne yapılabilinir onu o günün şartları ve koşulları belirler. Ancak taşıdığınız yahutta taşıma ihtimaliniz olan belli risklere karşı yaptığınız hazırlıklar sizi daha güçlü kılacağı için süprizler çok da sarsmayacaktır. Tamam kabul elbet etkileyecektir ama acil eylem planlarınızdan birini veya birkaçını zekice yeni duruma uyarladığınız takdirde sarsıntıyı az hasarla atlatmanız zor olmayacaktır.

Yazar Hakkında

Aslıhan Kaya

Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdikten sonra cok uzun yıllar bankacılık yaptı. Ama bir teknoloji ve matematik sevdalısı olduğu için iphone kullanmayı öğrenmek ve toplama-çıkarma işlemlerini hatasız yapabilmek için ileri seviye matematiksel modellemeler yapan ve yeni teknolojiler geliştiren bir firmanın kuruluşundan bu yana aynı firmada yöneticilik yapmaktadır.
@aslhnky via twitter