Sosyal Medya

Girişimcinin Doğruları ve Yanlışları

bigstock_Entrepreneur_852877-e1285599598853


Hani derler ya kiminin parası kiminin duası diye sizin ise azminiz, gayretiniz ve çabanız gerekli. Çünkü siz girişicisiniz, çünkü siz bir atletsiniz. Olimpiyatlara hazırlanır gibi disiplinli ve kararlı olmalısınız. Çünkü hedefiniz ne bronz ne de gümüş madalya. Hedefiniz altın madalyayı alıp şeref kürsüsünün en üst basamağına çıkmak. O yüzden planlı hareket etmeli, kararlı olmalısınız. Sorunlar ve sıkıntılar sizi yıldırmamalı, bilakis sorunları çözülecek problemler olarak değil kendinizi geliştirecek, ilerletecek deneyimler olarak algılamalısınız. Öyleyse asmayın yüzünüzü, hadi toparlanın her seferinde hatalarınızdan öğrenerek yeniden planlamalısınız.

Herkes sizin geçtiğiniz yollardan geçti, ama başarı azimli ve kararlı olanlarda kaldı. Mühim olan hataları tekrarlamamak çünkü hatalarınızı tekrarlamaya başladığınızda artık yanlış yapıyor olursunuz. Gerçi  aynı yanlış istikrarlı bir şekilde tekrarlandığında yeni doğru olur ama bu yeni doğru sizi herhangi bir sonuca götürmüyor  yerine sizi bilinmezin etrafında sürekli döndürüyor ise durmalı ve durumunuzu gözden geçirmelisiniz. Bir yerlerde muhakkak bir hata vardır.

İster bir ürününüz olsun ister ise bir firmanız muhakkak bir  yaşam eğrisine sahiptir. Bu eğri yukarı doğru çıkar ve sonra kendini tekrarlamaya başladığı noktada yatay bir çizgide seyreder.  Yataya geçtiyseniz bu yenilenme vaktinin geldiğinin habercisidir. Eğer yenilenmezseniz   eğri aşağı doğru inmeye başlar. Bu eğriyi ister zamana karşı geliriniz, isterseniz zamana karşı satışlarınız ile ölçün sonuçta yatay seyire geldiğiniz noktada çoktan harekete geçmiş olmanız gerekir. Girişimler için bu yaşam eğrisi daha da zor ve hareketlidir. Bir girişimin ömrü ilk 2 yıl içerisinde belli olur. Çoğunlukla ilk 2 yıl içerisinde ya yiter gider ya da değişimler  ve yenilikler ile yoluna devam eder.  Beşinci yılı başarı ile tamamladıysa artık bir girişim değil bir firmadır. Kurumsal yahutta tüzel  kişiliği ispat olunmuştur.

Herhangi bir girişim için ilk 2 yıl oldukça kritiktir. Zaman dardır , nakit azdır. Üstelik tıpkı bir araba gibi motorun ısınması gerekir. İyi bir şöföre olduğu kadar kaliteli yakıta da ihtiyaç vardır. İyi bir şöför motorun sesinden anlar. İyi bir şöför  ne zaman vites büyütmesi , ne zaman gaza daha da bir sert basması gerekir iyi bilir. Sizde kendinizi bir şöför gibi düşünürseniz ilk 2 yılınızı bir aracın park halinden 3. vitese geçişine kadar ki zaman olduğunu varsayabilirsiniz. Ancak size kaliteli yakıtta lazım. Kaliteli yakıt ise fikrinizin girişime dönüşmüş ve ürünleşmiş halidir. Bunu satabilmelisiniz. Eğer ihtiyaç olunan bir ürün ya da hizmet satmıyorsanız işiniz çok ama çok zor.  Talebi olan bir ürünü üretip satmak için daha az zorlanırsınız. Kalitenizi düşürürsünüz, fiyatınızı indirirsiniz, hedef müşteri kitlenizi değiştirirsiniz  vs. vs. Pek çok farklı strateji ile birlikte hareket ederek bir şekilde başa çıkabilirsiniz. Ancak talebi olmayan bir ürünü satmak ise bambaşka bir şeydir. Eğer büyük tanıtım ve reklam bütçeleriniz yok ise elinizdeki tek elle tutulur değer networkünüz ve kendinizdir.

Ama bu da sizi çok uzun süre idare edemez. Networkünüzün ilaveler yaparak  yeni fırsatlar yaratmanın bir yolunu bulmalısınız.  Ne derler çok gezen kurt aç kalmazmış. Her kapıyı aşındırmanız , büyük küçük ayırmadan buradan iş çıkmaz demeden dolaşmalısınız.  Amacınızı, hedeflerinizi ve ürününüzü derli toplu dökümante ettiğiniz araçlar ile tanıttığınızda hiç umulmadık yerlerden hiç umulmadık kapılar açılabilir. İlk birkaç başarılı satış başınızı döndürmemel,i önemli olan devamının gelebilmesidir. Bunun içinde çokça müşteri ziyareti yapmanız ve iyi bir analizci olmanız gerekir. Rekabetin sadece fiyatta ya da ürünün kendisinde olmadığını hiçbir zaman unutmayın. Rekabeti etkileyen başka faktörlerde vardır. Bunları bilmek ve iyi analiz edebilmekte başarının ön koşullarındandır. Bunları belirleyebilmek için ise sık sık dışarıda olmanız ve pazarınızı iyi tanımanız  gerekir. Eğer rekabeti belirleyecek gücünüz yok ise en iyiyi yapmak için uğraşmayın. En iyiyi yapmak amacınız olsun ama aracınız değil.

Bir fikiri geliştirip ürünleştirmek ayrı bir yetenek, satmak ise apayrı bir yetenektir.  Satmak çoğu zaman ikna etmek demektir. Eğer girişimciyseniz sizin için satmak birilerini kışkırtmak demektir. O yüzden rekabetin bilinen kuralları dışında da stratejileriniz olmalı.

Yazar Hakkında

Aslıhan Kaya

Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdikten sonra cok uzun yıllar bankacılık yaptı. Ama bir teknoloji ve matematik sevdalısı olduğu için iphone kullanmayı öğrenmek ve toplama-çıkarma işlemlerini hatasız yapabilmek için ileri seviye matematiksel modellemeler yapan ve yeni teknolojiler geliştiren bir firmanın kuruluşundan bu yana aynı firmada yöneticilik yapmaktadır.
@aslhnky via twitter