Sosyal Medya

Girişim Fikrin Pratiğe Dönmüş Halidir

idea


Girişimin hep fikrin pratiğe dönmüş hali olduğundan bahsettim. Ama hiçbir zaman oturun ve düşünün, sonra da  iyi bir fikir bulup girişime dönüştürün demedim.Demeyeceğimde, eğer böyle bir beklentiniz var ise boşuna bekleşmeyin. Gerek eğitimlerde gerekse yazılarımda hep fikir ve girişim arasındaki bağa vurgu yaptım. Birbirlerinin tamamlayıcısı olduklarını, biri olmadığı takdirde bir diğerininde olamayacağını ifade ettim. Ama başarılı olmaya aday girişim ve fikirler nasıl doğuyor derseniz onun izahı bambaşka.  Hatta öyle ki bir girişimin başarılı olup olmayacağı çok öncesinden kendini belli eder diyecek kadar da iddiamı ileriye götürebilirim. Şimdilerde herkes internet girişimcisi olmak peşinde, ben bu durumu anlamakta  güçlük çekiyorum. Girişimci olmak için girişimci olunmayacağı gibi, girişimde bulunmak için fikirde aranmayacağını bana gelenlere uzun uzun anlatıyorum. Ortalıkta başarısız olmuş bir sürü internet girişimi var, kıvranıp duruyorlar. Kıvranmaları normal çünkü arkalarındaki motivasyon yapay, organik değil.

Başarılı girişimlerin tamamına baktığınızda organik , doğal bir fikir sürecinin işlediğini görürsünüz. Hiçbir başarılı girişim,  fikri düşünmek ve bulmak ile başlamaz. Fikir ve girişim problemler üzerine odaklıdır. Bir problem, kayıp veya boşluk olması gerekir. Ve daha da mühimi sorunu kendisi bizzat yaşayan girişimci  çözümü önce kendisi için ister. Sonrasında ise  fırsatı herkesten önce farkedip problemi çözmek için kolları sıvar.  Öyleyse bu işin formülü ; bir problemin varlığı, buna mukabil bir çözümün olması ve  problemi çözen ile  problemi yaşayanın girişimcinin bizzat kendisi olmasıdır . Başarılı girişimlerin tamamına baktığınızda bunu görürsünüz. Girişim fikir düşünerek değil, problemin kendisi bizzat yaşanarak ortaya çıkar. Fikir problemin çözüm yolu, ürün ise problemin tekrar tekrar yaşanmaması için ortaya çıkan  sonuçtur. Girişim ise çözüm ile birlikte girişimcinin farkettiği fırsattır.

Öyleyse fikir için anahtar kelimeler problem ve çözümü ise , girişim için anahtar kelime fırsat olmalı. Peki fırsatın olup olmadığını nasıl anlayabiliriz. Bu bir iğne ile tünel kazmak kadar zordur. Ama zor deyip asla vazgeçmemek gerekiyor , tünel kazmanında elbette kendine göre incelikleri var. İlk başlamanız gereken yer tünelin derinliği ile genişliği arasındaki ilişkiyi kavramak olmalı. Girişimlerin başlangıç hikayeleri buna benzer aslında. Bir fırsat vardır ancak bu fırsatın nasıl ölçüleceği bir muammadır. Geniş ama sığ bir tünel mi istiyoruz, yoksa dar ama gittikçe derinleşen bir tünel mi . Facebook örneği en güzel girişim hikayelerinden bir tanesidir. Mark  Zuckenberg kendi ve arkadaşlarının çok ihtiyacı olan bir şeyi yaptı. Sonra yaptığını gittikçe geliştirdi. Az sayıda insanın çok  ihtiyacı olan bir çözümü inşaa etti. Ve facebook kısa sürede üniversiteler arasında hızla yayıldı. Başlangıçta sadece küçük bir grup için inşaa edilen bu sosyal ağ sonunda dışarıya açıldı.

Şöyle düşünün, bir grafiğin  “x” ekseninde girişiminizi kullanmak isteyecek insan sayısı, “y” ekseninde ise girişiminize ne kadar ihtiyaç duydukları olsun. “x” ekseninin değil  ama “y” ekseninin değeri fırsatın olup olmadığını belirler. Facebook, Google, Microsoft, Apple, IBM ya da Oracle hepsi başladığında “x” in değeri “y” den çok ama çok daha küçüktü. Bu grafiği çubuk tünel gibi çizdirirsek çubukların kalınlığı değil ama uzunluğu önemli olmalıdır. Tünele dönersek tünelin genişliği değil ama derinliği önemlidir. İnsanların sizin girişiminize ne kadar ihtiyacı var tünelin derinliğidir. İşin özü çok sayıda insanın az sayıda ihtiyaç duyduğunu yapmaktansa, ki çoktan yapılmıştır, az sayıda insanın çok sayıda ihtiyacı olanı yapmak fırsatı yakalamak için gerekli koşuldur. Ama yeterli koşul mudur? Bana sorarsanız hayır değildir.

İhtiyaç sahiplerinin kullanmaya başlaması ile birlikte başka yerlerde ihtiyacı olabilecek olanlara da ulaşabilmelisiniz. Facebook örneğine dönersek Harvard da tutan ve işleyen bir sistem pekala Standford ya da başka bir üniversitede tutma ihtimaline sahipti. Bugün bulut bilişimden bahsediyoruz. Nasıl çıkmış olabileceğini düşündünüz mü? Cevabınız hayırda olabilir evette, ama gerçek tek, artık usb taşımanıza gerek yok. Google ya da Yahoo da aynı hikayeye sahip. Her ikiside çıktığı zamanlarda kimin internete ve internette arama yapmaya ihtiyacı vardı. Sadece az sayıda insanın çok ihtiyacı vardı. Zamanla herkes internette arama yapmanın daha kolay ve hızlı olduğunu gördü. Öyleyse girişimci olmak için ve bir problemi çözebilmek için biraz farklı düşünüyor olmak lazım. Yanınızdakilerden, çevrenizdekilerden daha farklı ve ileride düşünüyor olmalısınız. Belki de gelecekte yaşıyor olmalısınız, ya da geleceği şimdiden yaşıyor olmalısınız.

Bil Gates, Steve Jobs, Mark Zuckenberg ya da Henry Ford ismi her ne olur ise olsun , ya da hangi yıllarda yaşamış olur ise olsun girişimci geleceği görendir. Hatta geleceği şimdiden yaşayandır. Ve sorunu tespit edip , çözümün fırsatı yaratacağını bilen kişidir.

Yazar Hakkında

Aslıhan Kaya

Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdikten sonra cok uzun yıllar bankacılık yaptı. Ama bir teknoloji ve matematik sevdalısı olduğu için iphone kullanmayı öğrenmek ve toplama-çıkarma işlemlerini hatasız yapabilmek için ileri seviye matematiksel modellemeler yapan ve yeni teknolojiler geliştiren bir firmanın kuruluşundan bu yana aynı firmada yöneticilik yapmaktadır.
@aslhnky via twitter