Sosyal Medya

Gazeteci Işın Eliçin ile Sosyal Medyayı Konuştuk [Röportaj]

Gazeteci olarak sosyal medya sizin için ne ifade ediyor ? Dünya çapında sayıca giderek büyüyen küresel bir dijital kuşaktan söz ediliyor artık.  Sosyal medya da bu kuşağın hem genişlemesinde çok etkili hem de karakteristiklerini en iyi yansıtan medya... Çok hızlı ve belki de aşırı iletişim bu özelliklerin başında geliyor. Sosyal medyada karar alma süreçlerine aynı anda çok sayıda kişi katılabiliyor, bireysel olan paylaşıma açılıyor ve kollektifleşebiliyor,  özel hayatla kamusal hayat arasındaki sınırlar belirsizleşiyor. Enformasyona, bilgiye -hem de çok çeşitlisine- hızlı ve kolay erişim  geleneksel "bilen" iktidarını sarsıyor. Bir gazeteci/haberci olarak sosyal medya hem bu kuşağı izlememi, onlarla etkileşmemi sağlıyor, hem de beni yeni tür bir haberciliğe yöneltiyor.  Nitekim  sosyal medya platformlarından birinin, twitter'ın aktif kullanıcısıyım son bir yıldır. Sevilen bir Twitter kullanıcısınız.Twitter gazeteci olarak size ne fayda sağlıyor ? Twitter'da hesabımı işyerinden arkadaşlarımın ısrarıyla 2010 baharında açtım sanırım ama 25 Ocak 2011'den itibaren aktif kullanıcısı oldum. Mısır'da, Tahrir meydanı binlerce insanla dolunca haber almak, bilgi edinmek için  inanılmaz bir kaynak olduğunu fark ettim. Bizzat Tahrir'de olanlardan haber almak öyle heyecan vericiydi ki, paylaşmaya başladım yazdıklarını. Derken beni izleyenlerin de sayısı artmaya başladı ve ben de onların da talepleri doğrultusunda kısmen haber  de vermeye başladım. Tabi ben Tahrir'den bildiremiyordum ama yabancı dil bilmeyen kullanıcılar için çeviri yapıyordum.  Ayrıca bir haberci, dışhaberci olarak çok sayıda kaynak taramak, kullanmak zaten işim. Dolayısıyla buralardaki haberleri de,  editoryal süzgecimden geçirerek, 140 karaktere uygun tanıtıcı bilgiler eşliğinde, mümkün olduğunca kaynağını da linkiyle birlikte vererek paylaşmaya başladım. Kişisel yorumlarımı da içeren twitlerim beni, bana benzer ya da benden çok farklı düşünen çok sayıda insanla buluşturdu ve harika bir alışverişe dönüştü. Haber alıyorum, haber veriyorum, hata yaptığım anda düzeltiliyorum, erişemediğim bir bilgiyi sorup öğrenebiliyorum,  soru soruyorlar cevabını araştırıyorum, tartışıyorum,  düşünüyorum. Geleneksel medya, haberciliği büyük ölçüde tek taraflı kılıyor, burada ise interaktif bir iş. Eşitlikçi ve katılımcı atmosferini seviyorum. Ayrıca  Twitter ve genel olarak sosyal medya, aktivizmi  de teşvik ediyor.  Örneğin Van depreminin ardından, Twitter kullanıcısı birçok gazetecinin,  enkaz altındaki insanların yerlerini bildirmekten tutun, gsm operatorlerinin bölgedekilere kontür yüklemesi ya da uçak bilet fiyalarının düşürülmesi için şirketler üzerinde baskı oluşturmaya; yardımların organizasyonuna, ihtiyaçların listelenmesine, yeni yardım kampanyalarının başlatılıp duyurulmasına kadar bir dizi etkinliğin bir ucundan tuttuğuna tanık olduk. Ama tabi sanal ortam aktivizmini de fazla idealize etmemek, abartmamak lazım.  Aksi olsa Mısırlılar da zaten Tahrir'e inmeden, yaralanıp ölmeden, sanal ortamda devirmeyi tercih ederlerdi Mübarek'i, değil mi?:) İlk olarak hangi sosyal paylaşım sitesine üye oldunuz ? Facebook. Ama bana pek cazip gelmedi. Yine 25 Ocak ertesi özellikle 6 Nisan hareketini, duyurularını  vs. takip etmek için daha sık bakar oldum. Yine de facebook'ta aktif değilim. Sizce dijital medya geleneksel medyacılığı yendi mi ? Hala kitapları, makaleleri hatta uzun haber ve köşe yazılarını kağıt üstünden okuyan, bundan vazgeçmeyi de düşünmeyen biri olarak, yendi demem, diyemem. Ama dijital medya olağanüstü bir hızla değiştiriyor gelenekseli. Bir çok yönden değiştiriyor. Örneğin, artık  olan bitenin, haberin ve tabi fikirlerin yayılmasını engellemek çok daha güç. Bu yüzden zaten türlü biçimlerde internetteki bilgi akışı kontrol edilmeye çalışılıyor. Kamu yararı da bu tür çabalara iyi bir kılıf olabiliyor. Baskı makinesinin icadı nasıl dönemin iktidar odaklarını tehdit ettiyse, dijital medya da günümüzün iktidar odaklarına tehdit. Sadece siyaseti kast etmiyorum. Küresel şirketler, akademik kurumlar, her tür iktidarı gözetlemek ve ihlalleri hızla, anında ifşa etmek şimdi daha kolay. Buna karşılık, yeni medya manipülasyona da çok açık. Yalan haber de doğru olan kadar hızlı yayılabiliyor. Gazeteci Gözüyle adlı yakın dönemde yenilediğiniz bir web siteniz var. Web sitesini kurma amacınız nedir ? Söz uçar yazı kalır, denirdi. Sözü de kalıcı kılma çabası kısmen. Programlarımın kütüphanesi. Görsel arşiv. Ayrıca izleyemeyenlerin kullanımına da açık. Dolayısıyla canlı yayında ulaşamadıklarımıza da ulaşma çabası. Dijital medyaya dair projeleriniz var mı ? Belki ilerde bir blog açarım. Arap baharında sosyal medyanın rolü neydi ? Mısır'da 25 Ocak 2011'i -normalde polis günü olarak kutlanan tarih- "öfke günü" ilan edip sokağa çıkma çağrısı yapan bir facebook sayfası vardı, evet. Ama kimse o gün onbinlerce insanın sokağa çıkacağını, Tahrir'i işgal edeceğini, sonrasında da 18 gün boyunca geri adım atmayıp Mübarek'i koltuğundan edeceğini tahmin etmemişti. Yani devrimi Facebook yapmadı.  Ama bölgedeki demokrasi yanlısı hareketlerin güçlenmesinde, seslerini küresel çapta duyurmasına  yaradı. Ayrıca Tunus'tan başlayıp pek çok ülkeye yayılan isyanların itici gücü gençliğin mobilizasyonunda yeni medya ve mobil iletişim araçlarının etkisi yadsınamaz. Bölgedeki baskıcı rejimlerin gençliği sosyal medyada kamusal alanda sahip olmadıkları bir özgürlüğü tattılar; farklı düşüncelerdeki, yaşam biçimlerindeki insanlarla  aynı ortamı paylaştılar. Bu sanal ama özgürlükçü, katılımcı, üstelik farklı dünya görüşleri arasında bile çapraz ve yatay örgütlenmeye olanak tanıyan yeni kamusal alanı, belki bir anlamda 18 gün boyunca Tahrir meydanında gerçeğe dönüştürdüler. Tabi hızlı iletişim, kontrol altındaki geleneksel medyanın  söylemlerine meydan okunabilmesi ve taleplerinin, hareketlerinin küreselleşmesi için de sosyal medya harika bir araç oldu. Bu arada Mısır'da Facebook kullanıcı sayısına dair bilgi de vereyim. 2008 Mart'ında 822 bin 560 kişi olarak belirlenmiş. Facebook'un arapça versiyonu 2009 Mart'ında kullanıma açıldıktan sonra ise sayı hızla artmış ve 1 Temmuz 2010 itibariyle 3 buçuk milyonu bulmuş. Condolezza Rice ve Hillary Clinton'ın danışmanlığını yapmış olan Jared Cohen tarafından kurulan Movements.org adlı web sitesinin 2008'deki toplantısına Mısır'daki 'sosyal medya devriminde' etkin olan "6 Nisan Hareketi" de katılmış. Bu haber ile ilgili ne düşünüyorsunuz ? 2008 yılında Mısır'ın tekstil merkezi Mahalla el Kubra'daki işçi grevlerine destek vermek için, facebook üzerinden örgütlenerek kurulan 6 nisan hareketinin, sözkonusu üyeleri o toplantıya gitmekle kalmadı aynı abd seyahati sırasında abd kongresini de ziyaret etti, bazı yetkililerle de görüştü. Wikileaks belgelerinde onlardan söz ediliyor, işte bir haber buna ilişkin: http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/africaandindianocean/egypt/8289698/Egypt-protests-secret-US-document-discloses-support-for-protesters.html  Bu belgede fakat, 6 nisancı gençleri, abdli yetkililerin pek ciddiye almadığı, "Mübarek rejimini pariamenter demokrasi ile değiştirmek istiyoruz" şeklinde ifade ettikleri taleplerini de gerçekçi bulmadıkları görülüyor. Sizce sosyal medya bazı güçler tarafından kullanılıyor mu ? Her tür iktidar, siyasi, sosyal, ekonomik vs.  daima iletişimi, bilgi akışını ve paylaşımını kontrol etmek isterler; kullanmak da kontrol etmenin bir biçimidir. Sosyal Sosyal'i takip ediyor musunuz ? Bize önerileriniz var mı ? Hayır, sizin vasıtanızla tanıştım.. Belki kurumsal logoları daha küçük kullanabilirsiniz, vermek istediğiniz haberlerin önüne geçmiş gibiler. Onun dışında kolaylıklar, başarılar diliyorum. Keyifli ve bilgilendirici sohbetiniz için teşekkür eder, Sosyal Sosyal ekibi adına başarılarınızın devamını dileriz.

Yazar Hakkında

Salih ÇAKTI

Founder of Digi Kitchen

  • mir fəxra

    siz cə iran arab baharindan etklənər mi؟

  • Deerskender

    Sayın Eliçin; Twitter kısa mesaj hakkıyla söz kesmek için de sunuldu. Mısır’da biraz mısır yemek ve tahrir derslerinde çok başarılı olmak gerek. Suriye için ise suyunun Urfa’dan geldiği sanılıp süryanileşerek Sururileri de düşünebilirsiniz. ‘bien sure’!. Bugün film problemi oluşturulur; yarın ise halife! Sizden seçici olmanızı; iletişim fakültelerinin haber üretimlerinde daha az didaktik ve daha çok duygusal yorumlarda bulunmasını rica ediyoruz. Selamlar. Deger Iskender