Sosyal Medya

Duyularımızın Sinerjisi

İnsanoğlu duyularının hakimidir.Görüntü, ses, koku, tat ve dokunma. Hepsi birer lütuf. Kullanmasını bilene tabi. Örneğin ilk sıfır araba aldığınız günü hatırlıyor musunuz? Üzerinde kendine özgü yeni bir araba kokusu her zaman vadır.Çoğu kişi sıfır araba almanın en çarpıcı yanının ondaki yeni araba kokusu olduğunu söylerler.Pırıl pıril bir görünümün yanında,kokusu da bir yenilik ifadesidir.

İnsanoğlu duyularının hakimidir.Görüntü, ses, koku, tat ve dokunma. Hepsi birer lütuf. Kullanmasını bilene tabi. Örneğin ilk sıfır araba aldığınız günü hatırlıyor musunuz? Üzerinde kendine özgü yeni bir araba kokusu her zaman vadır.Çoğu kişi sıfır araba almanın en çarpıcı yanının ondaki yeni araba kokusu olduğunu söylerler.Pırıl pıril bir görünümün yanında,kokusu da bir yenilik ifadesidir. Aslında bakarsanız,yeni araba kokusu diye birşey yoktur.Hayallerinizi mi yıktım? Ne yapalım gerçekleri açıklayalım; bu yapay bir kurgudan, doğrudan fantezi yaratan başarılı bir pazarlama oyunundan başka birşey değildir.Bu kokuyu  araba üretim fabrikalarında görebileceğiniz yeni araba kokusu içeren ‘aerosol’ kutularında bulabilirsiniz.Eskimiş arabanıza sıkın ve fantezinize devam edin.. Ama Fazla koklamayın kafa yapabilir (: Başka bir yandan da bir süpermarkette havalandırmayla üflenen yeni pişmiş ekmek kokusunun satışları artırmasını rastlantıyla izah etmekde mümkündür dimi.Bu koku duyularınızdır. Koku çok önemlidir.Koku yoksa parfüm sektörüde yoktur demektir.Algılarınızın kokularını duyularınızla birleştirin.Koku alma yeteniğimiz kararlarımızda son derece büyük bir rolü vardır. Telkinin gücünüde heryerde görebilirsiniz. Örneğin,Kellogg’un kahvaltılık mısır gevreğinin başarısı tamamen tahılın çıtırtısıyla ilgilidir.Vurgu,reklamlarda duyduğumuz ses efektlerinden çok,ağzımızda duyup hissettiğimiz bu çıtırtıdadır. Tatma duyularınızıda pekiştirmiş olduk. Dokunma duyularınızda ise örneğin gözlerinizin kapalıyken elinize bir coca cola şişesi verseler ve onun o kıvrımlarını dokunarak saptayabilir bu coca cola şişesi diyebilirsiniz.Dokunarak hissetmek bakmadan resim çizmek gibi birşeydir. Dokunma keyfinde bir dokusu vardır.Ayrıca yiyeceğimiz yiyecekler koku testinden geçerse, büyük olasılıkla lezzet testinden de geçiyor. Ayrıca bu dokunma aşk temasında da geçerlidir.Birbirinize dokunarak tenlerdeki aşk keşfedilir.Gözlerinizin kapalıyken bile bu yapılabilir.Markadan cinsel duruma geçecek değilim sadece saptanan marka olgularını hayatımızda da bir şekilde devam ettiğini izah etmeye çalışıyorum.Gerisini kendiniz dokunarak keşfedin.Neye dokunduğunuza da bağlı tabiki.. Ses duyularımızda ise duymak..Bazı insanlara kör mü olmak istersiniz yoksa sağır mı ? diye sorulduğunda geneli kör olmak istediğini tercih etmiş.Çünkü yapılan araştırmalarda sağır olmak müzikten sesten eğlenceden bir bırakılış hatta yokoluş olarak saymakta..İnsanlar duymayı görmekten daha çok tercih ediyorlar.Bunun altında müziğin evrensel dili yatıyor.Çünkü duymadan birşeyi izlediğiniz takdirde çok acayip oluyor. Gidin bir konser videosu açın sesini tamamen kapatın ve izleyin.Anlayacaksınız o zaman bu durumu. Ses, kulağımızda ki örs çekiç üzengi kemiklerimizin patronu. İşitmenin mucizesi. Ses bizi resime götürür yada resmi bir imaj olmanın ötesine taşır. ‘’Konuş ki seni göreyim.Bir ses çıkar,bir fısıltı bile yeter,gerçekten varlığından emin olayım.’’ Duyuların öneminde görme birinci sırada,ikinci koklama,üçüncü ses, dördüncüsü tatma beşincisi ise dokunmadır. Demekki görme beş duyularımızın arasında en güçlü olanıdır.Görmek önemli bir sırada. Bazılarımızda sadece bakıyor,görmüyor..İncelemek ve irdelemek görmenin bir metaforudur. Disney yarım daire şeklindeki iki siyah kulağa sahiptir,Nokia zil sesine,Absolut da şişesinin şekline.Bunlar hep markanın ayırt edici unsurlarıdır.Ama bunun tersine bazı markaların sahip olduğu olumsuz özelliklerde vardır; Mcdonals’ın yağ kokusu, Japon arabasının kapısının kapanırken çıkardığı tiz ses. Markanızın ayırt edici bir duyu temas noktasına sahip olduğunu hissederseniz,seçkin bir grupta sayılırsınız. Bu durum sosyal medya içinde geçerlidir.Duyma ve görme ögesi olarak. Word of mouth tekniği ile facebook ve twitter gibi popüler paylaşım siteleri sosyal mecranın vazgeçilmezi oldu.Sonra ne yaptık gördük,keşfettik ve inceledik. Algılarımızda kabul gördü ve girişimizi yaptık. Bu yazdığım kadar süreç kolay ve hızlı olmuyor bazen. Kimisi halen twitter’a facebook’a yabancı.Girmek,bakmak veya keşfetmek istemiyor.Her ne kadar yayılsada duysada sosyal mecralarda profil olarak yer almak istemiyor. Sonuçta herkesin kendi tercihi ve hissidir diyelim. Kimisi facebook’u daha samimi bulur kimisi twitter’ı. Göreceli olarak bu durum değişmektedir. Özet olarak, farkettiğiniz kulladığınız baktığınız ve aldığınız herşey bir duyusal angajmanlardan geçmektedir.Duyularınızın frekansını karıncalı ekran’a dönüştürmeyin. Duyular insan olmanın kaçınılmaz olan temel parçasıdır.Onlar bizi günün her saniyesinde etkilerler. Serkan Eskalen - Sosyal Medya uzmanı  

Yazar Hakkında

Serkan Eskalen

Bahçeşehir Üniversitesi ve Anadolu üniversitesi’nin Pazarlama bölümü ve işletme fakültesini bitirdikten sonra, Bahçeşehir üniversitesi iletişim fakültesi son sınıf Reklamcılık bölümünde eğitim hayatına devam ediyor. Müzik ve sanat camiasını yakından takip ediyor.Proaktif bir insan.Dijital ve sosyal mecra yöneticisi.
Platonik teknoloji tutkunu ve trend takipçisi.