Sosyal Medya Teknoloji

Clicktivism Nedir ? [Infographic]

Sosyal Ağlar herkesi birbirine yakınlaştırıyor yakınlaştırmasına da , bir önemli görevi daha var ! Farkındalık yaratmak. Benim gibi tembelleri bile olaylara karşı tarafsız bıraktırtmıyor. Aktivistleri bilirsiniz sokağa dökülüp eylem yaparlar. Şimdilerde benim gibiler içinde bir deyim türemiş. Oturduğu yerden bir tuşla etkinliğe destek verenlere slacktivist deniyormuş. Sosyal ağlarda türeyen bu yeni nesil protestoya ise clicktivism deniyormuş.Bu infografikte tek takıldığım husus Kony oldu. En baştan beri düzmece bulduğum için olsa gerek ! Üşengeçimdir demek istemiyorum çünkü beni tanıyanlar bilir spor sözkonusu oldu mu hele ki tenis sürünsemde kendimi korta atarım. Ama beni şu şehri İstanbul’da herşeyden çok bezdiren trafiktir ve nedense her türlü gösteri ve etkinlikte şehrin öbür kıtasında gerçekleşir. Hele ki haftasonları beni evden dışarı çıkarıp 3 km öteye götürmek bile zor iştir. Trafikte kalkıp bir yerlere gitmek pek çok İstanbul’lunun korkulu rüyası olsa gerek. İstanbulluların mazereti var da dünyanın farklı yerlerine dağılmış slacktivist’lerin (üşengeçlerin) ne bahanesi var onu araştırmaya pek vaktim olmadı. Ama genelde ortak noktamız toplumsal konulara duyarlı olmak ile birlikte minimum fiziksel aktivite ile katılmak arzumuz ortak motivasyonumuzmuş. İsim babalarımız Dwight Ozard ve Fred Clark  1995 de üşengeç aktivistler için bu ismi uygun bulduğunda, tarifi yaparken üşengeçlerin ne kadar çok bahanesi olabileceğinden haberdar mıydı bilmiyorum ama Twitter’in kurucuları 2007 de üşengeçleri bir daha kaybetmemek üzere kazandılar. Öyle ya artık bu ekibinde çorbada tuzu olabilirdi. Nitekim eldeki veriye dayalı olarak herkes biliyor ki toplumsal tepki yahutta toplumu ilgilendiren haberler 1 gece içerisinde dünyanın her bir tarafına yayılabiliyor. Bunun en güzel örneklerinden bir tanesi, yaşanan olay çok acı olsa da Japonya depremidir. Keza Van depremini de önce twitter den ve öğrendik oradan takip ettik. Aslında doğru  amaçlar için kullanıldığında, mesela sosyal inovasyon, çokta faydalı olduğuna inandığım bu girişimlerin doğru örneklerinden biri de sosyal yardım kampanyalarının viral olarak yayılması ve etkinlik kazanması. Bu grubun viral yayılma konusunda  azımsanmayacak gücü klasik yöntemlere göre konsantre edilmiş etkiye sahip. İşin en ilginç yanı da infografiğe göre %59 çoğunluğun internetin bu konudaki gücüne inanması ve bu inançla hazırbulunuşluluğu olsa gerek. İnternet kullanıcılarının %80’I bir gruba dahil iken internet kullanmayanların ise sadece %56 sı bir gruba dahilmiş. Twitterde bu rakkam daha yüksek, %85 lere kadar varıyormuş. Sopa için tüm dünyada karartma yapıldığı gün 3.9 milyon adet SOPA konulu tweet  atılmış. Peki siz üşengeç bir aktivist misiniz yoksa değil misiniz nereden bileceksiniz. Çok kolay ; hayatınızda hiç bağış yapacağını bildiğiniz bir ürün satın almadınız mı? Ya da bir bileklik takmadınız mı? O zaman facebook da durum güncellemesi ya da paylaşım yapmışsınızdır. Hiçbirini yapmadıysanız Sms ile bağış yapmışsınızdır ya da 1 saatliğine ışıklarınızı kapatmışsınızdır. Bunlarda yoksa geriye iki seçenek kalıyor ya arabanıza manyetik şerit takmışsınızdır ya da kısa süreli bir boykota fiilen katılmışsınızdır. Hiç birini yapmadınız mı? Öyleyse sakın bana e-imza kampanyalarına hiç katılmadım demeyin, çünkü inanmam.

Yazar Hakkında

Aslıhan Kaya

Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdikten sonra cok uzun yıllar bankacılık yaptı. Ama bir teknoloji ve matematik sevdalısı olduğu için iphone kullanmayı öğrenmek ve toplama-çıkarma işlemlerini hatasız yapabilmek için ileri seviye matematiksel modellemeler yapan ve yeni teknolojiler geliştiren bir firmanın kuruluşundan bu yana aynı firmada yöneticilik yapmaktadır.
@aslhnky via twitter