Sosyal Medya

Ankara Saldırısı Sonrasında Sosyal Medya ve Bilgi Kirliliği

fake-news-invasion


Millet olarak çok zor günlerden geçiyoruz. Bir yanda şehirlerimize yığılmış teröristler, diğer yanda kalbimizde patlayan bombalar, bir yanda sınırımızdaki savaşlar… Bu badireler içerisinde, haber alma özgürlüğümüz ise yayın yasakları ve sosyal medya yavaşlatmaları ile kısıtlanıyor. Bilgiye erişimimiz bu kadar kolayken olaylardan haber almamız engelleniyor.

13 Mart akşamı ülke olarak son zamanlardaki büyük saldırılardan birini yaşadık. Diğer saldırılarda olduğu gibi, ilk olarak Twitter üzerinden bir patlama olduğu haberini duyduk. Konum belirtenler, sesin şiddetinden bahsedenler, dumanları paylaşanlar… Ardından Ekşi Sözlük‘e girip durumu teyit ediyoruz. “13 Mart 2016 Ankara Patlaması” başlığını görüyor ve durumun vahametini anlıyoruz. Ardından TV’lere düşen haberler, olay yerinden canlı yayınlar, yanan araçlar. Sonra çok geçmiyor yayın yasağı geliyor. Ardından Twitter ve Facebook yavaşlatılıyor.

Her saldırıdan sonra mutat hale gelen bu durum haber alma özgürlüğümüzü engelliyor. En çok da bilgi çağında olduğumuz için karşı çıkıyoru bu duruma zira normal TV kanallarını geçtim haber kanalları bile normal yayın akışlarını bozmuyorlar. Tek bilgi kaynağımız ise sosyal medya oluyor haliyle. Ama son zamanlardaki patlamalardan sonra bu durumun o kadar da “yanlış” olmadığını düşünmeye başladım.

fake-social-media-persona

Bilgi vermek, meşhur olmak, çok paylaşılmak, çok RT almak için insanlar bilgiyi doğrulamadan, sansüre uğratmadan, hangi şeyi ne için paylaştığını bilmeden paylaşıyorlar. Dünkü saldırıda gördük ki, yanmış cesetler, üst üste duran uzuvlar, olay yerinden canlı bağlantılar hiçbir otosansüre uğramadan, oradaki kişilerin yakınları düşünülmeden paylaşılıyor. Bu durumda, devletin halkı galeyana getirtmemek, bilgi kirliliğinin önüne geçmek, istenmeyen görüntülerin daha fazla kişiye ulaşmasını engellemek için yayın yasağı getirdiğini ve bunun haklı bir durum olabileceğini düşünmeye başlıyorum.

Yayın yasakları ve sosyal medya yavaşlatması haber alma özgürlüğüne aykıdır. Bunu her yerde savunurum ama bilgi paylaşımı ve haber yaymak için doğruluk, otosansür, başkalarını düşünmeme durumları çokça ortaya çıktığı için bazen hak vermiyor da değilim.

Bilinçli sosyal medya kullanımı önemlidir. Sosyal medya kullanımı haber alma özgürlüğüdür ve asla engellenemez. Fakat en azından düzgün kullanmak, başkalarını düşünmek konularında duyarlı olunmalı. Lütfen, her saldırı sonrası yanmış, üst üste yığılmış, parçalanmış cesetleri paylaşmayın. Lütfen!

Yazar Hakkında

Şener Dağaşan

Sosyal medya danışmanı ve eğitim teknolojileri uzmanıyım. Bilgisayar ve Eğitim Teknolojileri bölümünde yüksek lisans öğrencisiyim. Uzun zamandır blogçuluk yapıyorum.