Sektörel Haberler

Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Sorunu

Aile şirketleri iş dünyasında girişimcilik konusunda ön plana çıkmaktadır,aile bireylerin bir araya gelerek bir girişim yada girişim grubu oluşturması ile fikirlerininin ve yatırımlarının etrafında bir araya gelmesidir. Her aile şirketinin ilk amacı şirketin ayakta durması ve yükselmesidir.

Aile şirketi kavramı 2.dünya savaşı sonrasında başlamıştır. Bugün dünya 80%'ini aile şirketleri oluşturmaktadır. Türkiye’deki aile şirket oranı 99% dur. Aile şirketleri  iş dünyasında girişimcilik konusunda ön plana çıkmaktadır,aile bireylerin bir araya gelerek bir girişim yada girişim grubu oluşturması ile fikirlerininin ve yatırımlarının etrafında bir araya gelmesidir. Her aile şirketinin  ilk amacı şirketin ayakta durması ve yükselmesidir. Aile şirketlerinin günümüzde kurumsallaşamamasının en önemli  sebeplerinden bazıları;
  • Her bir ortak veya grub içinde çalışan birey ailelerin kendilerini ispat etme,bağımsız olarak çalışma  çabasıdır.
  • Aile şirketlerin ev ve  şirket kavramların birbirine karıştırılması.
  • Eğitim ve yeteneklilikleri bakılmadan aile bireylerin işe alınması.
  • Oluşan her bir sorunda duygusal olarak davranma.
  • Bireyler arasın özel konumlandırılmalar
  • Haksız rekabetler.
  • Performans değerlendirmelerde aile bireylerin performans ölçülerinin yerine kan bağlarının önem taşıması.
  • Kariyer hedeflerin oluşamaması.
  • Aile dışı bireylerin tüm özel konumların ve konuların dışında tutulması.
Günümüzdeki aile şirketleri kurumsallaşma kimliğin altına girememelerinin diğer en büyük sebebi ise şirketin büyüme aşamasında meydana gelmektedir. Aile şirketinde patron (ön görülen) başlangıçta , girişimcilik ruha, karizmatik  kişiliğe, liderlik ve risk alabilme unsurlarına sahiptirler. Şirket büyüme evresine girdikden sonra patron tüm işleyişleri denetim altına almak istiyor. Ancak, işletmedeki  sermaye,bilgi,iş gücü kurallarını görememektedirler. Aile şirketindeki patron bu durumda  doğru bir sermaye transferinden kaçınıyor, finansal faaliyetler ve çalışma programlarını işletme kuralları çerçevesinde değil aile kuralları çerçevesinde  sınırlı kalıyorlar. Aile çerçevesi veya babadan gördüğü gibi işlenen bir işletmede aile şirketlerinin kurumsallaşması zor olmaktadır. Aile şirketlerin kuşak arttıkça da problemler büyümektedir. Birinci kuşak ile ikinci kuşak arasında fark  ticari konusunda çatışmalara sebep olmaktadır. Çünkü, birinci kuşak işi kurup işine gönülden bağlanmıştır,ikinci kuşağa ise o iş miras olarak verilmiştir ve atası gibi o işe gönülden bağlanamaması mümkündür.İkinci kuşak birinci kuşaktan farklı dinamiklere ve değerlere sahiptir. Bu durum da daha köklü aile şirketleri ise daha büyük sorun taşımaktadır. İkinci kuşaktaki hissedarların sayısı beşe çıkarken bu durum üçüncü kuşakta on beşlere çıkmaktadır . Bu durum aile şirketleri için kaos oluşturup , hissedarlık problemleri, değer farklılıkları, amaç ve bakış açılarının farklılıkları ile zorlaşmaktadır. Gençlerin daha atak davranması ve büyüklerin onları frenlemeye çalışması evde ve firma içinde çatışmalar ile aile dışından çalışan bireylerin iş bilirliliklerini faaliyete geçirememesine sebep olmaktadır. Dünyada aile şirketlerin oranları Amerikada %96,italyada 99%, Türkiyede 99%, ingilterede 75%, isviçrede 90% lara yaklaşmaktadır. Ancak, ikinci kuşağın yönetiminde yaşamını sürdürebilen aile şirketleri 5% 'i geçmemektedir. Güç ve çıkar çatışması bir çok büyük aile şirketlerini bitirmiştir. Bunun en güzel örneği Avrupanın ticaret imparatoru “GUCCİ” ailesinde hisse sahiplerinin kavgası kan davasına dönüşerek hem ailenin hemde şirketin bölünmesine sebep olmuştur. Aile şirketlerin kurumsal firmalara  göre avantajları ise;
  • Kararlar patron tarafından alınmasından dolayı kurumsal firmalara oranla çok daha hızlı karar alma süreci oluşmaktadır.
  • İşletmedeki gizliliklerin korunması  ile şirketlerin rekabet gücünü arttırması.
  • Hiyerarşinin az olması.
  • Ürün maliyetine,kaliteye, müşteri hizmetlerine kurumsal firmalara oranla daha titiz davranmaları pazarda canlılık katmaları
  • Pazarlamada aracı kullanmamaları.
  • Devalı innovasyon yapıp standartları belirlemeleri.
Sonuç olarak aile şirketi ile kurumsal şirket arasındaki tek fark “ Yönetim  Sistemidir” bu durum aile şirketinin çok başarılı olabileceği gibi kurumsal şirkette de başarısızlık görülebilir.. Bir işletmenin büyümesi ve gelişmesi  ciro, kar ve öz sermaye ifadelerle bilinse dahi  büyüme ve gelişme ancak organizasyonla gelişmedir.

Yazar Hakkında

Melissa Atilla

New York Touro College Business Management and DataBase mezunu. New York'da İşletme yöneticiliği üzerine çalıştı. Şu anda bir bilişim şirketinde İş Geliştirme Uzmanı olarak çalışıyor ve İngilizce Öğretmenliği yapıyor.