İnternet Sektörel Haberler Teknoloji

4.5G Ne Getirdi, Ne Götürecek?

speedometer-653246_1920


2009’un Temmuz’undan beri hayatımızda 3G teknolojisi vardı. İlk başlarda sanki ışınlanma icat edilmiş gibi bir hava ile piyasa yapıldı ve “3G ile neler neler yapabileceğiz” dendi. 3G ise birazcık hızlı internetten başka bir şey değildi.

GSM teknolojilerine yatırımlar giderek artıyor. Daha birkaç sene önce Güney Kore’nin milyarlarca dolarlık 5G yatırımı yapacağı haberi piyasaya düşmüştü. Biz ise teknolojide tüketici konumda olduğumuzdan, 3G daha yeni gelmişken başka ülkelerin 4G’ye geçişlerini duyuyor ve “bizde niye yok” diyorduk. Oldu sonunda! Hemi de en gocamanından!

4.5G mi yoksa 4G mi?

Öncelikle, bu işin ustası olmadığımı belirtmek istiyorum. Ama 4.5G diye bir şeyin olmadığını da çok iyi biliyorum. Biraz daha bekleyip 5G’ye geçeriz dendiği için bir gönül alma fikri ile 4.5G dendiğini düşünenlerdenim. Okunuşu bile algı üzerine kurulu bir sistem bugün itibariyle hayatımıza girdi. Speedtest’ler, paylaşımlar, “uçuyoruz” lafları yükseliyor sağdan soldan. Gerçekten uçuyor muyuz?

Dört nokta Beş G ile uçuyoruz evet. 160 mbps hızı görenler var ve bu rakam Türkiye şartlarında “mikemmel” bir rakam. Peki, ne kadar “mikemmel”?

Ferrari’ye bindim, bakkala gittim!

Ferrari’miz var ve sadece bakkala gidebiliyoruz. Kotalar büyük sıkıntı. Çok hızlı internetimiz var ama sadece birkaç gün kullanabileceğiz. 1 GB kotası olan kişiler biliyorum ve ayın büyük çoğunluğunda mobil internet kullanmıyorlar. 3G’de böyle iken 4.5G’de nasıl olur siz düşünün?

Kotalar Artıyor mu?

Kotalar artıyor evet. Turkcell 3 ay için kotaları iki katına çıkardı. Ücretsiz güncelleme ile mesela 3 GB kotası olanlar 3 GB kota hediye aldılar. 3 ay geçerli bu güncellemenin ardından ne gibi “sürprizler” geleceğini bilmiyoruz. 50 GB kotalı tarifeler duyurulmaya başlandı ve mobil internette Türkiye için ilk kez bu rakamlara çıkış oldu. Peki, 4.5G’nin süper hızı ile bu kota ne kadar dayanabilir?

Neler geldi, neler gidecek?

Hızlı internetimiz var artık. Bu sevinci hep birlikte paylaşabiliriz. Ama kotalarımız ve aylık fatura bedellerimiz sınırlı. Hızlı internet yüksek kota demek. Yüksek kota da cep yangını demek. Sadece belli bir zümrenin sahip olabileceği yüksek kotalar çoğu kişi için “kızıl elma” statüsünde olacak.

En nihayetinde…

GSM operatörleri, sabit internet hizmeti veren firmaları bir bir yok edebilirler. Ya da insanlara daha ucuz ve kaliteli hizmetin ulaşmasını sağlayabilirler. O da öyle “evinizi işyerinizden izleyin” tarzı cihazlarla değil, bildiğiniz GSM hattı üzerinden çalışan internet hizmeti ile. Fakat nedendir bilinmez, Vodafone dışında buna yeltenen ve reklamını yapan bile olmadı. Halbuki süper hızlı interneti, uygun fiyatlara, sabit telefona ihtiyaç duymadan kullanabiliriz. Ama kullanamıyoruz. Bu da GSM operatörlerinin ayıbı olsun.

Yazar Hakkında

Şener Dağaşan

Sosyal medya danışmanı ve eğitim teknolojileri uzmanıyım. Bilgisayar ve Eğitim Teknolojileri bölümünde yüksek lisans öğrencisiyim. Uzun zamandır blogçuluk yapıyorum.