Girişimci  konfor alanını terk edip rahatını bozma lüksüne sahip olabilecek kadar cesur ama bu kararı alana dek ayakları yere bir o kadar sağlam basan,  ölçüp biçen, tartıp karar veren ve uygulayan kişidir. Girişimci aklına gelen her düşünceyi iş fikri sanıp, olur olmadık her fikrin peşinden koşan hayalperest ve  şizofren kişi değildir. Umarım bu tarif ile bir süredir yakınımda devam eden girişimci kimdir tartışmalarına  son noktayı koymuşumdur. Bu durumda girişim ise salt düşünce değil  ancak uygulamaya geçirilmesi başarılmış fikirdir.

Girişimci nasıl olmalı sorusunun cevabı bir üst paragrafta satır aralarında  gizli.  O yüzden tekrar yapmayıp  doğrudan bir fikrin nasıl girişime dönüştürülebileceği  ile ilgili tecrübelerimi paylaşacağım.  Girişim denilen  fiili ve somut durumun çıkış noktası  fikir denilen  düşünsel ve soyut kavramdır.  Tek bir girişimin birden fazla fikrin arka arkaya dizilip fikirsel reaksiyon ile hayata geçiriliyor olması sizi şaşırtmasın. Çünkü ne girişim ne de girişimci akla gelen ilk fikir ile hayata geçmez, aksiyon almaz.

İlk fikir ilk adım bile değildir. Ancak son fikir  olgun fikirdir ve aslında ilk adımdır. Ama ilk adıma gelene kadar o ilk fikirden itibaren girişimcinin kafasında  yüzlerce fikir cereyanı oluşur. Önce bu fikirler üzerine  küçükten büyük ölçeğe kadar araştırmalar  yapılır. Fikir aklın içerisinde iyicene yer edinip ısınınca yakın çevre ile temaslar başlar. Yakın çevrenin olumlu katkıları ve olumsuz geribildirimleri ile yeni bir zincirleme fikir reaksiyonu başlar. Bu noktadan itibaren fikir artık düşler sokağından çıkmaya hazırdır. Ancak önündeki seçenekler çok fazla değildir. Ya sokaktan çıkıp ana caddeye ulaşacaktır ya da yolunu değiştirip  hayaller  çıkmazına girecektir.

Girişimin ve girişimcinin zaman tünelinde geçirdiği vakit ile fikirin hayata geçme olasılığı arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu düşünmüyorum. Ancak zaman tünelinin uzunluğu bu tünelin içindeki faaliyetlerin niteliği ile birleştiği durumlarda girşimcinin daha isabetli kararlar verebilme olasılığının  yüksek olduğunu varsıyorum. Zaman tünelinin mesafesi ve yapılan hazırlıkların niteliği uygulamaya geçiş kararını destekleyici unsurlardır.Bu mesafe kısa ve yapılan ön hazırlıkların kalitesi düşük olduğunda fikrin uygulamaya geçme ihtimalide bir o kadar düşüktür. Ancak zaman tünelinde geçirilen süre kısa dahi olsa bu süreç dikkatli planlanmış ve yönetilmiş ise pekala girişime dönüşme ihtimaline sahiptir. Üstelik başarı ya da başarısızlık ihtimali diğerinden daha farklı değildir.

Zaman tünelinin mesafesinin az olması, diğer bir deyişle hızlı davranmak ileride olası tatsız durumlarda hayal kırıklığını hafifletici olması nedeni ile diğer duruma göre daha az yıkıcıdır. Ve böylesi durumlarda girişimci duygusal anlamda motivasyonunu daha az yitirdiği için olsa gerek hedefe hala kilitli kalarak ilerleyebilir. Tüm bunları gözönüne aldığımızda aslında zaman tünelinin en kritik noktasının başlangıçtan ziyade tünelin çıkışına yakın olan kısmıdır sonucuna varabiliriz. Kuşkusuz hiç kimsenin bütün riskleri öngörme ve önlem alabilme lüksü yoktur. Ancak yeterince araştırmanın yapılmış olması ve iş planının her türlü değişikliğe uyum sağlayabilecek şekilde , esnek bir yapıda oluşturulmuş olması ciddi bir avantajdır. Girişimcinin en kritik anlarından birisidir zaman tünelinden çıkış vakti. O ana kadar herşey hipotetik olarak ilerlerken, zaman tünelinden çıkış ile teori biter, pratik başlar.

Ve işte her ne olur ise ondan sonra olur. Gerçekler ile planlanan her zaman farklıdır. Engel olamazsınız, ne kadar iyi hazırlanır iseniz hazırlanın planlarınızı muhakkak revize etmeniz gerekecektir. Yaptığınız bütün hazırlık sadece aksiyon alabilmenizi ve işfikrinizi hayata geçirebilme ihtimalinizi kuvvetlendirir. Ancak başarısına veya başarısızlığına yahutta planlarınızın işlemesine herhangi bir katkıda bulunmaz. İyisi mi siz bir girişimci olarak her türlü değişikliğe karşı hazır ve esnek olmaya gayret edin. İş planlarınızıda aynı doğrultuda her türlü değişikliğe hazır ve esnek bir yapıda planlayın.

Aslıhan Kaya


http://aslhnky.tumblr.com/

Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdikten sonra cok uzun yıllar bankacılık yaptı. Ama bir teknoloji ve matematik sevdalısı olduğu için iphone kullanmayı öğrenmek ve toplama-çıkarma işlemlerini hatasız yapabilmek için ileri seviye matematiksel modellemeler yapan ve yeni teknolojiler geliştiren bir firmanın kuruluşundan bu yana aynı firmada yöneticilik yapmaktadır. @aslhnky via twitter
Yorum Yap yorum 1

Ayse Kaynarcalı;

Çok gerçekçi yazmışsınız Aslı Hanım,kaleminize sağlık…


Üye Ol - Giriş Yap